Kuzguncuk Bostan’ından sonra sıradakiler

21 Aralık, 2010

2960 Sayılı BOĞAZİÇİ KANUNU, Kenan Evren döneminde “Boğaziçi Elden Gidiyor” söylemleri ve toplum isteği üzerine 22/11/1983 gün, Sayı:18229 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yasa toplam 21 madde olup, ilk beş madde amaç ve ilkeleri tanımlamakta ve sıralamaktadır. Geri kalan 16 Madde ise gerekli yapılanma, uygulama ve parasal konuları kapsamaktadır.

Yasanın temeli ise birinci maddedir;

“AMAÇ:
Madde 1 – Bu Kanunun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir.” Buna göre “Boğaziçi Kanunu değiştirilmedikçe Boğaziçi Alanının içinde nüfus yoğunluğunu arttıracak yapılanma yapılamaz.

Boğazda yapılaşma isteyen ve bu alanda yatırım yapmış şirketler vardır. Ayrıca nasıl Vakıflar Genel Müdürlüğü elindeki yeşil arsayı daha değerlendirmek istiyorsa, diğer kamu kuruluşları da “basiretli bir tacir gibi” davranıp para kazanmak istemektedirler. Son yıllarda Belediyeler de, diğer kamu kuruluşları (eğitim de içinde) artan bir şekilde birer tüccar gibi davranmaktadırlar. Benim bildiğim kamu korur ve yönetir.

Sonuçta bu yazıda görüleceği gibi gözönünde çok olmayacak, büyük çıkarlara dokunmayacak ufak bir parça olarak Kuzguncuk Bostanı seçilmiştir. Eğer başarılı olunursa Boğaziçi Kanunu kadük olacak ve İstanbul Boğazı boydan boya yapılaşmaya açılacaktır.

Kuzguncuk’un yakın çevresine bir bakarsak; Kuzguncuk'un Çevresindeki Yeşil Alanlar

Bu alanları aşağıda orantılı büyüklük olarak toplayarak bir tablo olarak sunuyorum.

Kuzguncuk Cevresindeki Yesil Alanlar
Dikkat edilirse Bostan çevremizdeki yeşilliğin ancak %2′si, yapılaşabilir alan’ın %2.5′dur. Çevremizdeki yeşilliklerin hepsi (mezarlıklar dışında) bir gün nakde dönüşmek üzere satışa çıkabilir. Arazi rantı ile yönetim ne yeryüzüne ne de bizlere yabancı değildir. Bu konuyu ayrı bir yazıda işleyeceğim.
Nakde dönüşebilecek alanları çok yüzeysel olarak irdelersek; bazı alanlar hemen yapılaşmak için beklemektedirler (Doğuş, MESA, YKB), diğerleri ise zaman alır.

Unutulmamalıdır ki, Padişahların tapuya “üzerinde yapılaşma olamaz” diye şart koştuğu bir arazinin önce devlette bulunan tapusu üzerinde değişiklik yapılarak, bu şartın devlet memurlarınca silindiği, oraya koca bir otel/ bina yapıldığı ve polis ve yargının bu olayı belgeleyip, “bina yıkılmalıdır” kararının çıktığı bir ülkede yaşıyoruz. Acıklı olan, Danıştay’ın bu kararı çıkalı yaklaşık 5 yıl oldu. Kimse kılını kıpırdatmadı, bina olduğu yerde duruyor. Tapuda değişiklik yapan memura ne olduğunu bilmiyorsam da, parasal durumunun epey iyileşmiş olduğunu düşünüyorum.

Boğaziçi yasasının kadük olmaması ancak çok bilinçli bir toplum direnmesi ile gerçekleşir.


Referandum 2007

21 Ekim, 2007

16 Ekim 2007 Salı günü bir kısa mesaj aldım. 

“Sandıkta gorevli arkadaslar tekrar gorevlendirilmislerdir. Görev kagitlarini almak icin ilcemize basvurmalari rica olunur.  CHP Usk.Ilc.Bsk. Fikret Cabuk”

Gönderen-CHP Uskudar ; Mesaj Merkezi- 9054298000033 ; Gönderildi: 16.Eki.2007 17:42:58

22 Temmuz Seçiminde İcadiye İlköğretim Okulunda 1060 sayılı sandıkta CHP Sandık Kurulu Üyesiydim.  Tekrar çağrılmıştım.  CHP ‘seçime katılmayın’ diyordu da,  gene de onun adına görevlilerin seçimi izlemeleri ve partiye bildirmeleri elbette gerekliydi.

18 Ekim Perşembe öğlenden sonra görev belgemi almak için Üsküdar İlçe binasına gittim. 

Sekreter önünde 10cm yükseklikte bir öbek arasından karşısında ayakta bekleyen hanımın belgesini arıyordu.  Anlaşılan herhangi bir sıralama olmadığı için her bir yaprağı teker teker aradıktan sonra, “Yok,” dedi “demek ki sizi bu sefer görevlendirmemişler.”

Sıra bana gelmişti. Beklemem sırasında ikram edilen çayımı bitirip kalktım.  Adımı, soyadı ve geçen seçimde görevlendirildiğim okulun adını söyledim.  Bayan önündeki bilgisayar listesine baktı, “Siz geçen sefer o okulda görevli değilmişsiniz. Adınız gözükmüyor” dedi. 

O günkü iş programımı değiştirmiş, CHP’nin bu referandumda hiç değilse gözleme işlemini yapmasına katkıda bulunayım diye Marmaray yapımı nedeniyle ulaşımı hayli zor olan Üsküdar’ın merkezine gelmiştim.  “Ne demek istiyorsunuz?” diye sordum, ben cebimde hâlen duran bir mesajınızı aldım ve geldim, şu an ne öneriyorsunuz?”  “Burası sizin partiniz” diye yanıtladı, “ne güzel gelmiş oldunuz.”   Arkamda dağıtılmayacağından emin olduğum en az  7-800 görev kağını bırakarak dışarı çıktım. (Kesin rakam bulamadım, 2007de yaklaşık 1100 sandık olmalı(*))

Bugün (21 Ekim Pazar)  eski görev yerime saat 11 sularında gittim. (İcadiye İlköğretim Okulu-1060 No:lu sandık)  Katılım hemen hemen hiç yok, geçen sefer her yanı dolu olan koridorlar bomboştu.  1060′ın bulunduğu sınıf odasında sandık kurulu üyesi olarak iki kişi oturmuş sohbet ediyorlardı.  Biraz sohbet ettik, durumu anlattım.   Bu oylamada da oy verenlerin aynı sandığa, fakat parti temsicilerinin başka sandıklara atandıklarını öğrendim.   Sekreter hanımın baktığı tablo bu seçimle ilgili imiş.

Okulu biraz gezdim, yaklaşık 10 sandığın hemen hepsi iki veya üç üyeli idi.   CHP bu seçimde “gözlemci ve izleyici” görevini yapmıyordu.  Seçim sonucunda ne ilçelerde, ne illerde, ne de Ankara’da sandıklardan alınan imzalı sandık sonuçları CHP’de olmayacaktı.

Ne gam….

not: Yukarıdaki yazı saat 15:00 gibi yazılmıştı.  Seçim bitti. Bütün Türkiye’de sadece AKP seçim kurullarına temsilci göndermiş.  Buna göre 2007 Temmuz seçim sandıklarının imzalı ve mühürlü seçim sonuçları sadece TC Devleti (Yüksek Seçim Kurulu) ve AKP’nin elinde ve arşivinde olacaktır.   

CHP ve MHP yönetimlerinin Referandum konusundaki tutum ve davranışlarının değerlendirmesini okura bırakıyorum. 

(*) Üsküdar(2002) -sekizwashington537de

Toplam Sandık : 1.473
Toplam Seçmen    : 378.617
Kullanılan Oy : 294.115
Toplam Geçerli Oy : 284.307
Katılım oranı : % 77,68

no:1, 071021, gultekinorhon , 8washington537d


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.