Unutkan Türkiye
2 Ocak, 2010Dün gece (Yılbaşı 2010) “Bizim Tepe – Creperie”deydim.
Gece yarısı yaklaşırken dans pistindeki yaklaşık 80 kişi bundan 30 yıl önce sadece konserlerde dinlediğimiz Türkçe şarkı/ türkülere hem hep beraber eşlik ediyor, hem de coşkulu bir şekilde “5 Yıl Önce 10 Yıl Sonra” nın melodileri ile dans ediyordu. Söylenen şarkılar arasında aklımda kalanlar; Hayat Bayram Olsa / İkinci Bahar/ Yıldızların Altında/ Senden Başka / Haykıracak Nefesim Kalmasa Bile / Sevemez Kimse Seni /Son Mektup/ Ağlama Değmez Hayat vardı.
Gözümün önüne birden 25 yıl önceki “Bizim Tepe” geldi. Türkçe sözlü müzik düğünlerin sona erdiğini belirten “Kasap Havası”yla sınırlıydı. Kısa bir tarihçe yaparsak; 1930lu yıllarda dans müziği batı temposunda, özgün Türkçe sözler ve beste ile çalınırdı. “Nereden Sevdim O Zalim Kadını”, “mazi”, “mehtaplı bir gece”, “kalbim yalnız seni sevecek” , “sevdim bir genç kadını” ve “Papatya Gibisin” bu dönemin örnekleridir. O yılların koşulları ve dinleyici/ izleyici sayısı gözönüne alınırsa edinilen eserler çok büyük başarıdır. 1950′lerde ise yoğun bir Batı müziği baskısı olmuş, 60′lardan sonra da Türkçe sözlü müzik dönemi başlamıştı.
“Bizim Tepe”de 1980′li yıllarda Batı sözcükleri ve Batı ezgileri ile dans edilirdi. Yirmi beş yıllık bir süreç içinde aynı salonda batı müziğinin neşe ve temposu ile Türkçe melodi ve sözleri söyleyerek dans eder olmuştuk. Bence toplum kendi sentezini yapmış ve bizim olan bir müzik türünü yakalamıştı. Bana göre bu olumlu bir gelişmeydi.
İki ay önce aynı topluluğa aynı salonda başka bir gece için davetiye yollanmıştı. 29 Ekim Cumhuriyet Balosu yapılacaktı. Biz o geceye de katıldık. Yılbaşını kutlamak için 350 kişinin toplandığı salonda 29 Ekim gecesi sadece 27 kişi vardı.
Yılbaşını ve diğer güzel günleri yüksek katılımla kutlayan topluluk, Cumhuriyet Bayramı’na ne yazık ki gereken ilgiyi göstermiyor. Halbuki Cumhuriyet olmasa Yılbaşı da olamazdı. Özetlersek; günümüzde 20 yıl öncesine göre çok büyük bir rahatlık içinde yaşayan/tüketen toplumumuz ne yazık bugünkü yaşamının kaynağını unutmuş bulunuyor.
Dilerim bu unutkanlığın sonucunu hep beraber ağır bir bedelle ödemek zorunda kalmayız.
2010
Yorumları görmek için parolanızı girin. |
gultekinorhon tarafından yazıldı