Uzun yıllar yaşadığım ve Kuzguncuklular Derneği Üyesi olarak daha güzele gitmesi için çalıştığım Kuzguncuk yeni bir haksız saldırı karşısında.
Kuzguncuk’un göbeğinde olan Bostan, sahibi olan “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce “yap-işlet-devret modeliyle yatırım planına” alınmış. (25.10.2010 günlü, Kiralama Müdürü Ramazan Akbaşoğlu imzalı yazı)
Önce tanımda anlaşmamız gerekiyor. “Yap-İşlet-Devret Modeli” nedir? Bu modelin tanımını herhangi bir sözlük değil, TBMM yapmıştır. 08/06/1994 günü kabul edilen, ve 13/06/1994 günü yürülüğe giren 16 Maddelik “BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN” konuyu açıklamakta işleyişini de göstermektedir. http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/847.html
Yasaya bakarsak;
TANIMLAR- Madde 3 – Bu Kanunda geçen;
a) Yapişlet Devret Modeli: İleri teknoloji ve yüksek maddi kaynak * ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere geliştirilen özel bir finansman modeli olup, yatırım bedelinin (elde edilecek kar dahil) sermaye şirketine veya yabancı şirkete, şirketin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlarca satın alınması suretiyle ödenmesini,……ifade eder.
KAPSAM- Madde 2 – (Değişik fıkra: 24/11/1994 – 4047/1 md.) Bu Kanun, köprü, tünel, baraj, sulama, içme ve kullanma suyu, arıtma tesisi, kanalizasyon, haberleşme, elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti, maden ve işletmeleri, fabrika ve benzeri tesisler, çevre kirliliğini önleyici yatırımlar, otoyol, trafiği yoğun karayolu , demiryolu, gar kompleksi, lojistik merkezi, yeraltı ve yerüstü otoparkı ve sivil kullanıma yönelik deniz ve hava alanları ve limanları (Ek ibare: 21/05/2008-26882 S.R.G. Yön/md.2) yük ve/veya yolcu ve yat limanları ile kompleksleri, sınır kapıları, milli park (özel kanunu olan hariç), tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında planlarda öngörülen yapı ve tesisleri, toptancı halleri ve benzeri yatırım ve hizmetlerin yaptırılması, işletilmesi ve devredilmesi konularında, yapişletdevret modeli çerçevesinde sermaye şirketlerinin veya yabancı şirketlerin görevlendirilmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.
Bu durumda Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğü Kuzguncuk Merkezindeki 16 dönüm bir arazide “ İleri teknoloji ve yüksek maddi kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesine” karar vermiş. Bu kıvanç duyulacak bir olaydır.
Bu ileri teknolojinin ne olabileceğini araştırınca köprü, gar kompleksi veya sınır kapısı olamayacağını, aşağıdaki tanımlarda bir yatırım olacağını düşünüyorum;
….yeraltı ve yerüstü otoparkı ……milli park (özel kanunu olan hariç), tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında planlarda öngörülen yapı ve tesisleri….. Bu tanımların içine ‘Taş Yapı’ veya başka bir müteahhidin binaları sığmamaktadır. (Aslında bu konuda çok emin değilim, RTE isterse 16 yıllık yasaya ‘Kuzguncuk’ ve ‘Apartman’ sözcüklerini bir haftada ekletebilir.) Ayrıca 16 Dönüm arazinin geliştirilmesi için gerekecek “yüksek maddi kaynak”ı da gözümün önüne getiremiyorum. 50-60 Milyon lira, bugün için “yüksek maddi kaynak” olarak tanımlanamaz sanırım.
Biraz geri gidersek Kuzguncuk Bostanı’nı kapsayan başka bir yasa buluyoruz; 2960 sayılı BOĞAZİÇİ KANUNU. Bu yasa 18/11/1983 günü kabul edilmiş, 22/11/1983 günü yayınlanmıştır.
23 Maddelik bu kanununa bakarsak; (Yasanın tanımlarına göre Bostan Öngörünüm Bölgesindedir.)
Amaç:
Madde 1 – Bu Kanunun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir.
Yeşil alanlar:
Madde 5 – Boğaziçi Alanında orman sayılmayan kamu kurum ve kuruluşlarına veya özel mülkiyete ait koru, koruya katılacak alan, çayır, mesire yeri, bostan ve benzeri alanlar yeşil alan sayılır ve bitki varlıkları geliştirilerek muhafaza edilir. Bu alanlardaki ağaç varlıklarının yokedilmesi veya tahrip edilmesi yasaktır. Yeşil alan sayılan yerlerde mahalli mahsullerin yetiştirilmesine devam edilir. İmar planında yeşil alan olarak belirlenen arsaların ağaçlandırıması için gerekli tedbirler Boğaziçi İmar Müdürlüğünce alınır. Boğaziçi Alanındaki yabancı ülke temsilciliklerine ait koruların bu nitelikleri korunur.
Boğaziçi Kanunun amacı çok nettir; “doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemek”. Bu durumda bu alanda konut yapılaşmasının gündeme gelmesi olanaksız olmalıdır. Ama gelin görün ki “yap-işlet-devret” demekte hiçbir sakınca görmeyen bir tutum izleniyor.
Ayrıca Kuzguncuk Bostanı, tapuda ve imar planında Bostan olarak tescil edilmiştir. Bugün de gidip bakarsanız yemyeşildir ve ağaç ve bitkilerle doludur. Buradan tek bir ağaç kesilmesi bile yasaktır. (Madde 5)
Bütün bu bilgilerin ışığında Facebook’ta Konfiçyus’un dediği(*), topluma Uğur Mumcu’nun tanıttığı “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz” sözünün önemi ve uygulamasını izliyoruz. Bir yurttaşımız çıkıp aşağıdaki satırları yazabiliyor.

Ilkosh Derek
Kuzguncuk ”KURTARILMIŞ BÖLGE” değildir!..Bostan, devletin tasarrufu altında olan bir arazidir!..Herkes bu realiteye göre limitlerini ayarlasın!..Yıllardır üç beş eciş bücüş ahşap ev ve iki dal parçası için Kuzguncuk gibi bir rantiyeyi hakltan esirgediniz..Devlet kurumlarına asilik yapmanız da cabası!..
Friday at 2:48pm ·

Ilkosh Derek
Lokal şovenizm kokan tarzınızın aslında aşiret bağnazlığından pek de farkı olmadığını hatırlatırken,herkesi devletin mülkiyet ve tasarruf hakkına saygı duymaya davet ediyorum..Bugün devletin tasarruf hakkına karışan bedevi zihniyeti,yarın benim özel mülküme göz diker!..Sonuna kadar Vakıflar Müdürlüğünün safında yerimi alacağım..
Friday at 2:47pm
1.Bostan, yasalara uygun olarak “devletin tasarrufu altındadır.” Devlet yasaları uygulayacaksa, o alanı yeşil tutacak, nüfüsu arttırmayacak, tek bir ağacı kestirtmeyip, çoğaltacaktır.
2.Kuzguncuk’lular devletin yanındadırlar, Devlet’in 2960 sayılı BOĞAZİÇİ KANUNU’nu uygulamasını beklemektedirler, Devlet’e bu konuda yardım etmeye hazırlanmaktadırlar.
3.Bu eylemde İlkoş (Bey?)’in özel mülkiyetine göz dikmek değil, kamu malının yasalara uygun olarak kamuda bırakılması ve bütün toplumca kullanılması düşüncesi yatmaktadır.
4.Kuzguncuklular da “Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğü”nün yanındadırlar. Vakıfları yasaları uygulamaya davet ediyoruz.
Eğer geliriniz Bostan’da yükselecek YİD (yap-işlet-devret) Apartmanına yetmez ise, sizi de aramıza bekliyoruz İlkoş Derek (Bey?). Bostan’a girmek için özel bir anahtara gerek olmayacak, elleriniz cebinizde, dudaklarınızda bir ıslık, yüzünüzde gülümseme ile “şöyle bir gezinmeye geldim” deyip, bostanı baştan başa gezebileceksiniz. Bunu bugün de yapabilirsiniz.
Hep birlikte Boğaziçi’nin “doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek” için…………
(*)-Murathan Mungan – 227 Sayfa- Metis Yayınları- 2010, sayfa 134
gultekinorhon tarafından yazıldı 