Bugün gazetelerde benim bankamın(*) bir ilanı vardı. Gururla, sevinçle ATM’lerin artık birleştiğini açıklıyordu.

Bilinçli Tüketici ve Karınca Duası
Büyük büyük harflerle birleşmeyi anlatmışlardı. İkinci bölümde daha ufak harflerle ek bilgi vermişlerdi.
Üçüncü bölüm ise eskilerin “karınca duası” dedikleri boyuttandı. Aslında yazının bankalar açısından en seviçli yanı buradaydı.
Başka bir bankanın Bankamatik’inden para çektiğiniz zaman en az 170 kuruş olmak kaydıyla çektiğiniz paranın yüzde biri kadar bir ücret ödeyecektiniz.
Sonuçta “alavere dalavere, eller tüketicinin cebine” kuralı işleyecekti.
Bunun arkası ise şöyle gelişecektir; bugün birçok noktada birden fazla Bankamatik var. Bu noktalarda Bankamatikler önümüzdeki yıllarda tek tek azalacak ve sonunda bir veya ikiye düşecek. Böylece uzaktan bir bankamatik gördüğümüz zaman %90 olasılıkla “ek ücret ödeme noktasına” baktığımızı unutmamamız gerekecektir.
Önümüzdeki günlerde İstanbul’da yanından geçtiğim 3-5 Bankamatik öbeğini fotoğraflıyacağım. Bakalım yıllar beni haklı çıkaracak mı?
(*) Ben bir İşbankalıyım. Cumhuriyetin kurduğu ve bugün de sapasağlam ayakta duran kurumlardan biridir. Dedemde kurucu hissesi vardı, belki onun için de dede yadigârı diye düşünürüm. Bence Bankanın bugünedek yaptığı tek yanlış Ankara’dan İstanbul’a taşınması olmuştur. Bu eylem Anadolu’nun yanlız ve zayıf bırakılmasıyla sonuçlanacak bir yol açma olmuştur diye düşündüm, bugün de öyle düşünüyorum.