Türkiyede Güçler Ayrılığı

Geçtiğimiz  ayın gündeminde olan HSYK  (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) kararları sorunu çözülüyormuş.

Hakimlerle ilgili kararlar almak üzere toplanan 5 hakim, Yönetim Temsilcileri olan iki kişi ile uzlaşarak onların dediği yönde karar almış.  5 kişi kendilerini ilgilendiren bir konuda onlara kesinlikle karışmaması gereken iki kişinin dediğini kabullenmiş.

Demokraside “güçler ayrılığı” temel ilkedir.  Yasama (Büyük Millet Meclisi kararları) /Yürütme (Hükümet) / Yargı (Yürütmenin Yasama kararlarına uygunluğunun denetlenmesi)  ayrı kurumlardır, birbirinin işine karışmamaları gerekir.

Bugün ülkemizin yönetim fotoğrafını çekersek;

Yasama -  Yasalar tek tek milletvekilleri tarafından verilebilmelidir.   Ne yazık ki artık milletin kendi vekili yoktur.  Parti Başkanlarının atadığı kişiler vardır. Bu kişiler seçim bölgelerine gitmez, halkı dinlemezler. Dinledikleri tek kişi, gelecek seçimin listesini hazırlayacak olan “parti başkanı”dır.

Yürütme - Tek bir kişinin (Parti Başkanı)  adı konmamış diktatörlüğü altında kararlarını alır.  Bu durum bütün partiler (AKP, CHP, MHP ve hatta DSP)  için geçerlidir.

Yargı- Elindeki  kurallar ve yaşamın şartları arasında kalmıştır.  Yasalarımız ne yazık ki günümüz şartlarına uymamakta, yargı bu durumun suçunu üstlenmek durumunda kalmaktadır.

Son HSYK’da yaşanan olaylar “Türkiye’de güçler ayrılığı olmadığı”nın kesin kanıtıdır.

Yorum Yapın