Yaz Okulu – Fatih İlköğretim, Güzeltepe-Üsküdar

(İlk Yazım- Haz 2009)


Üsküdar Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) 2009′da   Çengelköy’ün ardında İstanbul Boğazına tam 1 km uzaklıkta, çok şirin bir okulda Yaz Okulu açmış.

Yaz Okulu - ÇYYD, Üsküdar

Yaz Okulu - ÇYYD, Üsküdar

Güzeltepe’nin dibindeki  vadide (Büyük Çamlıca Tepesi’nin kuzeyi) kurulu okulun iki yanında yeşillikler arasında yerleşimler yükseliyor.  Yeşil bir Anadolu Kasabası havasında, sessiz, sakin bir yer.

Bir ay süren Yaz  Okul’u sabah 10′da Spor Saati ile başlayıp, 11′de uygulamalı bir dersin ardından hafif bir beslenme molası ile devam ediyor.   Düzenli ve disiplinli bir sistem oluşturulmuş.

Fatih İlkögretim Okulu- Güzeltepe, Üsküdar 090626

Fatih İlköğretim Okulu- Güzeltepe, Üsküdar

.…………………………………………………………………………………………………………….

Çevre Başlığı altında “İstanbul Boğazı’nın Çevreye olan etkisi ve katkısı”nı işledim.  …………………………………………………

Akdeniz ve Karadeniz’in konumları nedeniyle yoğunluk farkları olduğunu anlattım.  Akdeniz’de buharlaşma çoktur, gelen tatlı sular (Nil, Seyhan, Ceyhan gibi)  ise azdır.  Karadeniz ise daha az buharlaşır, ayrıca tatlı su bağlantıları  (Tuna, Volga, Dinyeper, Kızılırmak gibi) çoktur.  Bu ayrılıklar nedeniyle  Karadeniz ve Akdeniz’de yüzmüş olan herkesin bildiği gibi Akdeniz göreceli olarak çok daha tuzludur.……………………………………………………………………………………………

Yukarıda anlatılan  nedenlerle daha ağır olan Akdeniz suyu, dipten Karadenizin dibine doğru akar.  Bileşik Kaplar Kuramına göre de bütün su yüzeyleri aynı kaldıklarından,  Karadenizin üst katmanı Akdeniz yönüne taşar.  Bu olgu Boğaz kıyılarında biraz dolananların dikkatini çeken Boğaz Akıntısını; İstanbul Boğazının bir nehir gibi Güney’e doğru akmasını oluşturur.  Aslında gördüğümüz üst katmanın akışıdır.  Boğaz’ın dip akıntısı ise Karadeniz yönündedir.

İstanbul’un artan nüfusu 1970′lerde Boğaz’ı bir çöplük gibi kullanmaya başlamıştı.  Öyle ki, Boğaz kenarında yiyip içilen herşeyin kalanı suya atılır, çevre yalı, apartman ve lokantaların  çöpleri de Boğaz’a boca edilirdi.  1980 sonrasında seçilen Bedrettin Dalan yönetimi, ‘dip akıntıyı kullanarak  İstanbul’un çöpünü Karadenizin dibine  taşıma/ atma yöntemi’ni seçti ve bunu uygulamaya koydu.  Bugün Marmara Denizinden başlayarak her iki yakadaki toplama ve deşarj noktalarından İstanbul’un pisliği basit bir elemeden sonra borularla dip akıntıya verilerek Karadeniz’in diplerine yollanmaktadır.

Karadeniz  bir zamanlar Haliç’in olduğu gibi “Çevre Çöplüğü”  olmuştur.  Almanya’dan başlayarak  Tuna’nın bütün çöpü ve pisliği de içinde olan  çöpler Karadeniz’in çevre ülkelerince Karadeniz’e boşaltılmaktadır.

Gençlere bu durumu ve de Çevre’nin temel sorununun  “tüketim ve israf” üzerine kurulu bir yaşam şekli olduğunu,  bu tüketim düzeyleri korunduğu sürece “kısıtlı olan birikmiş kaynakların”  bir daha gelemeyecek şekilde yokolacaklarını, ortaya çıkan çöplüklerin de temizlenemeyeceklerini”  anlatmaya çalıştım.

Derse katılan öğrenciler ve yaşları: Elif Aydın – 10, Murat Omacı-14, Onur Gümüş- 11, Mahmut Enes- 9, Yunus Eren-6, Kevser Adıgüzel- 11, Tuğçe Adıgüzel- 10, Ayşe Güldan- 10, Emre Kerem Durmuş- 12, Ozan Can Batman- 12, İbrahim İğdelioğlu- 8, Sunay Yılmaz- 2005, Ebru Kayo- 10, Buse Karaduman- 1999, Emre , İbrahim Deniz Aytaç- 9, Çetinhan Karaduman- 9, Billuse Tosun- 11, Oğuzhan Kaymak- 10, Kaan Samet Mocan- 9, Ayşenur Orakçı- 10, Gizem Bostan – 9.

Not-  Sevgili gençler,  aşağıdaki fotoğrafları tıklayarak onları büyütebilir, tekrar tıklayarak bir kez daha büyütebilirsiniz. Fotoğrafınızı almak isterseniz klavyede en üst sağ tarafta (prtsc sysrq – ekranı yazdır) tuşunu tıklayıp, ekranda gördüğünüz resmi bir fotoğraf  programı ile kopyeleyebilir ve resminizi bastırabilirsiniz.   Bu yazdıklarımı yapamazsanız, bir büyüğünüzden yardım alın.  Sonuçta kişisel fotoğrafınızı bastırın, hiç değilse bu anlattığım yöntemi öğrenmiş olun. İlerde kullanırsınız.

..

Yorum Yapın